Hindistan'da Yaşarken (Başlangıç)

Bu yazıya nereden başlayacağımı bilemiyorum. Hindistan'a geleli bir ay oldu ve bu süreçte bloga ilk kez yazıyorum. Her ne kadar günlüklere yazmış olsam da bu bir ayı nasil toparlayacagimi bilemedim. Ben de bir yerden başlamak lazım gelir diye en son hissettiğim yoğun duygular üzerine yazmaya koyuldum.

Geldikten sonra ilk günler bir afallama yaşadım doğrusu. Neden geldim ben, ne yapıyorum acaba burada diye çok kez sordum kendime. Dans derslerine ve kaldığım yere alışmaya çalıştım tüm gücümle. Ancak kaldığım yerin koşulları beni biraz zorladı ilk etapta. Sonra odamı değiştirsem de bu kez eğitimden çok verim alamadım. Kendimi rahat ve güvende hissettiğimi söyleyemem açıkçası. Belki detayları daha sonra paylaşırım lakin üç haftanın sonunda oradan ayrılmaya karar verdim. Üç hafta beklemenin nedeni de kendimi gözlemlemekti, acaba yepyeni bir ortam olduğu için mi böyleydi, biraz sabretmeli miydim, yine vazgeçersem yine mi bir şeyi yarım bırakacaktım vs. gibi sorgulamalarımın sonunda panik alanımda kendi ihtiyaçlarımı ve kalbimin sesini duyamadığımı fark ettim. Sonunda ayrılma kararım netleşti ve bundan sonra da nereye gideceğimi düşünmeye başladım. En kötü karar bile kararsızlıktan iyiydi:)

Bu zaman diliminde ciddi bir miktarda para harcadım diyebilirim. Başka bir ülkede yaşamaya başlamanın acemilikleri deyip geçiyorum artık buna. Bundan sonra para ayarını iyi yapabilmeyi umut etsem de hala görünce dayanamayıp aldığım takılar ve az da olsa kıyafetlere yine bolca para akıtıyorum. Üstelik dönmeye yakın takı ve kıyafet alacak olmama rağmen. Hem taşımak çok zor oluyor hem de kalacak yer ve yemek parası çok daha acil ihtiyaç durumunda.

Dans eğitimini bırakma kararını verebildikten sonra bir hayli rahatladım. Fırsattan istifade yaşadığım eyaleti gezeyim dedim. Hindistan çok büyük bir coğrafya üzerinde yer aldığından "biraz" gezmek mümkün olabiliyor ancak. Odisha, Hindistan'ın doğu bölgesinde Goa'nın tam karşısında kalıyor. Odisha, birçok din açısından önemli tapınakların, dini merkezlerin, stupaların olduğu bu yüzden hac yolu üzerinde diyebileceğimiz bir eyalet. Ayrıca Odissi Dansı, doğal alanları ve bu alanlarda yaşayan kabileleriyle de ünlü bir eyalet. 

Günlerden bir gün Türkiye'den Bollywood dansçısı arkadaşım Sabriye sayesinde  facebook üzerinden Debi ile tanışıp birlikte tapınakları gezmeye karar verdik. Tapınak Diyarı olarak bilinen (City of Temple) Odisha'nın başkenti Bhunaneswar'da yer alan bazı tapınakları gezdik. Debi'nin motoru ile tapınakları gezmek gerçekten harika bir deneyimdi benim için, seni tanımak çok güzeldi can insan Debi. Bir tapınakta ilk kez yaprağın üzerinde ellerimle yemek yerken kendimi hiç bu kadar bir yere ait hissetmemiştim, hiç yabancılık çekmeden elle de bir güzel yemeyi öğrendim.

Şehirdeki tapınaklardan sonra şehirden uzaklaşarak yemyeşil pirinç tarlalarının ve akarsuların arasından geçerek başka bir tapınağa doğru yola koyulduk. Yol boyunca yüzüme vuran rüzgar, gördüğüm manzara beni öyle keyiflendirdi ki, yeniden özgürlüğüme kavuşmuş gibi hissettim. O zaman eğitimi bırakma kararımın doğru bir karar olduğunu anladım. Nereye gittiğimizi bilmiyordum, çünkü Debi sürpriz olduğunu söylemişti. Ancak tabelaları okuyunca 64 Yogini Tapınağı'a gideceğimizi görmüş oldum. Gezdiğimiz tapınaklar arasında beni en çok etkileyen yerlerden birisi oldu burası. Hem açık havada olması, hem de duvarında gördüğüm 64 değişik versiyonda Tanrıça figürleri içimdeki Tanrıçayı şahlandırdı. Bir yandan çiseleyen yağmur damlalarının kokusu diğer yanda tanrıçaların kokusu karışmıştı birbirine. Ve sonradan Debi'nin söylemesiyle fark ettim ki, aylar önce internetten bulup kapak fotoğrafı yaptığım tanrıça figürleri bu tapınaktan imiş. Bu detayı öğrenmek çok hoşuma gitti.

Debi, amatör olarak fotoğrafçılıkla ilgileniyor ve Odissi Dansçılarının fotoğraflarını çekiyor. Birkaç tane de benim fotoğrafımı çekti sağolsun:) İşte 64 Yogini Tapınağı'ndan fotoğraflar:










Dönüş yolunda bir adam bizi durdurdu. Bir dua yemegi verdiklerini soyleyerek bizi yemeğe davet etti. Çadırda birlikte yemek yedik, benimle öyle çok ilgilendirdiler ki kendimi evimde hissettim. Gözlerim doldu bu sıcak insanlarla birlikte dua yemeğini yiyince. Ve teşekkür edip yola koyulduk. Günün sonunda kendimi çok hafiflemiş hissediyordum, Debi'ye defalarca teşekkür ettim. Ne kadar teşekkür etsem de az, kendisi milyonlarca kez sorularıma maruz kaldı çünkü ve hiç yorulmadan hepsini cevapladı.

Bir gün de Konark, Puri yönüne doğru bir tur ayarladım. Tur da bir Hintli çift ve ben üç kişiydik. Hintli adamın çok konuşkan olmasından ve bana sürekli bir şeyler anlatmak istemesinden dolayı etrafa çok fazla dikkatimi veremedim. Ayrıca Konark Sun Temple çok görmek istediğim yerlerden biri olmasında rağmen yabancılara giriş bana göre pahalı geldiğinden girmek istemedim. Hindistan, bir zamanlar şimdiki muhafazakar yapısından farklı olarak erotizm konusunda çok açık bir yermiş. Hatta Kamasutra M.Ö. 4. yüzyıl civarında bu ülkede yazılmış. Konark Güneş Tapınağı da böyle erotizm figürlerinin yer aldığı en önemli tapınaklardan biri.

Örneğin Konark'ta bulunan, 13. yüzyıldan kalma Güneş Tapınağı'nın alçak duvarlarına...

Konark Güneş Tapınağı'ndan bir kare (Alıntı: onedio.com)

Bu tapınaklar, ibadetin yanı sıra sevişme de dahil olmak üzere güzel sanatların öğrenildiği mekanlar düşünülüyormuş. Bazıları tarafından cinsel aktivitelerin tasvir edilmesinin yeni başlangıçlara gebe olması ve yeni bir yaşamı temsil etmesi sebebiyle alamet olduğu kabul ediliyormuş (Alıntı: http://seyahat.mynet.com/hindistanin-gizli-kalmis-seks-tapinaklari-1183079)


Puri, sahilde yer alan bir zamanlar hippilerin mekani olan bir sehir.Jagannath Temple ile unlu. Jagannath Tapınağı'na giriş yabancılar için yasak olduğundan orayı da görmeden turu tamamlamış oldum. Havanın da çok nemli ve sıcak olmasından kaynaklı olarak özetle turun pek keyifli olduğunu söyleyemeyeceğim ancak gezmek yine de güzel her koşulda.


Ve son birkaç günü de nereye gideceğim konusunu düşünüp biletleri ayarlamakla geçirdim. Gurumla, dans okulun arkadaşlarla, ev sahiplerimle, bana çok yardımı dokunan bakkaldaki arkadaşlarla helalleşip Cuttack şehrinden ayrıldım. Bu arada Cuttack'ta yaşarken  İspanyol dansçı arkadaşım Virginia ile neredeyse kızkardeş gibi olduk, yardımlarını hiç unutmayacağım. Selam olsun sana Flamenco'nun asi güzeli Vir. Bangladeş'in sınırında yer alan West Bengal Eyaleti'nin başkenti Kolkata'ya doğru yola koyuldum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hindistan'da Tek Başıma ilk Tren Yolculuğum

Hindistan Aşkı Üzerine Karalamalar

Yalova Dergah